1. Haberler
  2. Kadın
  3. Kadınlar Neden Her Şeye Yetişmek Zorunda Hisseder?

Kadınlar Neden Her Şeye Yetişmek Zorunda Hisseder?

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Birçok kadın günlük hayatın akışı içinde kendini sürekli koşturan, planlayan, yetiştiren ve toparlayan konumunda bulur. Bazen bu durum dışarıdan “enerjik olmak” gibi görünür, bazen de “başarılı olmak” şeklinde yorumlanır. Oysa her şeye yetişme isteği çoğu zaman kişisel bir tercih değil, farklı katmanların birleşiminden oluşan bir zorunluluk hissidir. Bu his gündelik rutinde doğal kabul edilir, fakat altında çok daha karmaşık dinamikler yer alır.

Çoklu Rol Baskısı

Kadınlar çoğu zaman aynı anda birden fazla rolü yürütür. İş hayatında profesyonel olmak, evde düzeni sağlamak, aile ilişkilerini yönetmek, sosyal çevreyle bağ kurmak, duygusal dengeyi korumak ve bazen de görünmeyen sorumlulukları taşımak zorunda kalırlar. Bu çoklu rol dağılımı, “boşluk bırakmama” duygusunu güçlendirir. Kadınlar bir rolü ihmal ettiğinde diğerleri aksar diye düşünür ve bu düşünce her şeye yetişme çabasını pekiştirir.

Görünmez Sorumlulukların Varlığı

Günlük hayatın önemli kısmı görünmeyen işler üzerine kuruludur. Ev düzeni, planlama, hatırlatmalar, sağlık randevuları, alışveriş listeleri, özel günlerin organize edilmesi, iletişimin sürdürülmesi gibi birçok alan kadınların omzuna yüklenir. Bu sorumlulukların çoğu “yapılması gereken” işler olarak görülse de yapan kişiye zihinsel ve duygusal yük bindirir. Görünmez işler konuşulmadığı için kadınlar kendilerini her şeyi koordine etmek zorunda hisseder.

Toplumsal Beklentiler

Toplum kadınlara çoğu zaman güçlü, idareci, sabırlı, uyumlu ve sorumlu olma rolleri biçer. Bu roller yıllar içinde içselleştirilir. Böylece kadınlar hem beklentiyi karşılamak hem de kendi değerini göstermek için daha fazla çabalar. “Yetişmek” burada başarı değil, norm haline gelir. Bu yüzden durmak, yavaşlamak veya yükü paylaşmak bazı kadınlar için “başarısızlık” gibi algılanabilir.

Yetersizlik Korkusu

Bazı kadınlar bir şeyleri atlamaktan, eksik yapmaktan veya yetiştirememekten korkar. Bu korku çoğu zaman geçmiş deneyimlerden, aileden öğrenilen düzen anlayışından veya iş ve ilişkilerdeki performans baskısından beslenir. “Ben yapmazsam eksik kalır” cümlesi bu korkunun en net ifadesidir. Bu düşünce tarzı zamanla rutine dönüşür ve organizasyon, planlama ve koşturma günlük hayatın çekirdeği haline gelir.

Duygusal Yük Taşımak

Kadınlar yalnızca işlerin değil, duyguların da koordinatörü konumuna sokulur. Aile içi huzuru korumak, ilişkilerde köprü olmak, sorunları çözmek, krizleri yumuşatmak gibi görünmeyen görevler duygusal mesai gerektirir. Bu mesai, sürekli tetikte olma halini doğurur. Tetikte olmak ise kadınların zamanını ve enerjisini daha da daraltır.

Destek İstemenin Zorluğu

Birçok kadın yardım istemekte zorlanır. Bunun nedeni başkalarını yormak istememek, işlerin hızını düşürmek istememek ya da güçlü görünme ihtiyacıdır. Yardım istemek yerine kendi kendine çözmeye çalışma davranışı yaygındır. Böylece yük paylaşılmaz, aksine birikir. Bu birikim de “her şeye yetişme” zorunluluğu gibi algılanır.

Kendini Kanıtlama Çabası

Bazı kadınlar bulundukları ortamda görünür olmak, ciddiye alınmak ya da kabul görmek için daha çok iş yapmaları gerektiğini düşünür. Kendini kanıtlamak bazen mesleki alanda, bazen aile içinde, bazen sosyal çevrede devreye girer. Bu çaba fark edilse de edilmediğinde de devam eder. Çünkü değer duygusu işlerin büyüklüğüyle ya da çokluğuyla ölçülmeye başlanır.

Kadınların her şeye yetişmek zorunda hissetmesi güçlü olmalarından değil, güçlü olmak zorunda bırakılmalarından kaynaklanır. Bu nedenle mesele yetişmek değil, yükün nasıl paylaşıldığı, destek mekanizmalarının nasıl çalıştığı ve önceliklerin kime göre belirlendiğidir.

Kadınlar Neden Her Şeye Yetişmek Zorunda Hisseder?
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bizi Takip Edebilirsiniz